Mehmet Uluğtürkan’ın Adana’nın kurtuluş mücadelesini anlattığı “Kayıp Sancak” romanı, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nde yayımlanan araştırma makalesinde roman teorisi çerçevesinde incelendi. Makalede, eserin Kurtuluş Savaşı’nın az anlatılan Güney Cephesi’ne ışık tutan özgün bir tarihî roman olduğu vurgulandı.
Gazeteci ve yazar Mehmet Uluğtürkan’ın ikinci romanı “Kayıp Sancak”, akademik dünyanın ilgisini çekti.
Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü doktora öğrencisi Cansu Yasav tarafından kaleme alınan “Toroslarda Yakılan İstiklal Ateşinin Romanı ‘Kayıp Sancak’ta Yapı ve İzlek” başlıklı makale, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nde yayımlandı.
Yapı ve izlek yönünden incelendi
On bir sayfalık araştırma makalesinde “Kayıp Sancak”; olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, anlatıcı ve izleksel kurgu bakımından ele alındı.
Romanın tarihî gerçekleri edebî bir kurgu içinde nasıl işlediği, Adana ve Toroslar’da başlayan bağımsızlık mücadelesini hangi olaylar ve kişiler üzerinden anlattığı değerlendirildi.
Araştırmada, Kurtuluş Savaşı’nın Güney Cephesi’ni konu alan romanların Türk edebiyatında sınırlı sayıda olduğuna dikkat çekilerek “Kayıp Sancak”ın bu yönüyle özgün bir eser olduğu belirtildi.
Toroslar’da yakılan bağımsızlık ateşi
Adana’nın kurtuluşunun 100. yılı anısına kaleme alınan “Kayıp Sancak”, Mustafa Kemal Paşa’nın 31 Ekim 1918’de Adana’da yaktığı bağımsızlık ateşinden, şehrin 5 Ocak 1922’de işgalden kurtuluşuna uzanan tarihî dönemi anlatıyor.
Roman; işgal yıllarında Adana ve çevresinde kurulan Kuvayı Milliye teşkilatını, Toroslar’daverilen mücadeleyi, halkın direnişini ve bağımsızlık uğruna hayatlarını ortaya koyan isimsiz kahramanları edebiyatın imkânlarıyla günümüze taşıyor.
Güney Cephesi edebiyatta görünür oldu
Araştırma makalesinde, tarihî romanların toplumların geçmişleriyle bağ kurmalarında ve tarih bilincinin gelişmesinde önemli bir işleve sahip olduğu vurgulandı.
Mehmet Uluğtürkan’ın ilk romanı “Madalyasız”da Maraş’ın, “Kayıp Sancak”ta ise Adana’nın Millî Mücadele yıllarında verdiği bağımsızlık savaşını anlattığına dikkat çekilen makalede şu değerlendirmeye yer verildi:
“Her iki roman da Türk edebiyatında hakkında çok fazla roman bulunmayan Güney Cephesi’nde yaşananları ele alır. Bu özellikleriyle özgünlüğe sahiptir. Mehmet Uluğtürkan, Türk tarihinde önemli bir yeri olan Güney Cephesi’ndeki kahramanların anısını romanlarıyla yaşatmaya çalışmıştır.”
“Bu mücadeleyi görünür kılmak istedim”
“Kayıp Sancak”ın akademik bir araştırmaya konu olmasının kendisi için büyük bir anlam taşıdığını belirten Mehmet Uluğtürkan, romanı kaleme alırken tarihî gerçekliğe bağlı kalmaya özel önem verdiğini söyledi.
Uluğtürkan, şu değerlendirmede bulundu:
“Güney Cephesi, Millî Mücadele tarihimizin en önemli ancak yeterince anlatılmamış bölümlerinden biridir. ‘Kayıp Sancak’ı yazarken yalnızca Adana’nın kurtuluşunu değil, bu zaferi mümkün kılan ve çoğunun adı tarih kitaplarına girmeyen insanları da anlatmak istedim. Romanın bilimsel bir çalışmada incelenmesi, taşıdığım tarihî sorumluluğun çok kıymetli bir karşılığı oldu.”